Eğlence ve Huzurun Birleştiği Bir Cennet Ada!

Kırık bir kalple gittiğim, geçilen yollardan geçtiğim, Türkiye’nin kıyı tatil kesimlerinde daha çok gördüğüm; mavi masa sandalyelerde oturduğum anlar..

Merhaba sevgili okuyucu:

Beni burada Saha Psikoloğu olarak göreceksin. Bana kısaca Ebru ya da Saha Psikoloğu diyebilirsin.

Dünyayı gezerken, gönüllü olarak psikososyal destek veriyorum ve başımdan, gönlümden, gözümden geçenleri de paylaşıyorum.

Hazırsan başlıyoruz!

Mavi masa sandalyeyi yazarken ne düşündüm öyle ya. O an o maviliğe bakınca rengi içine dalmıştım sanki ‘acaba benim baktığım bu renge sen de baktın mı?’ diyeydi. 

Geldik mi Koh Phangan’a? Geldik Vallah. Üç gün sonra idrak etsem de geldik.

Sonrası nasıl aktı bir yerden sonra ben de kestiremedim. Yakaladığım oldu elbette aa sanırsın bir anestezi etkisi almış başını gidiyor. Sen deki; yol alınmayan işle ilgili olsun, ben diyeyim ki; boşluğa bakmak ve kimseyle konuşmamak için.

Öyle de böyle de insan ötekiyle var oluyordu ve ötekiler sarmasın mı dört bir yanımızı. Ee daha yeni başlıyoruz gibi bir ses duydum. Meğer vedalaşamayanların bir aradılığıymış bu. Ben nereden bileyim vedalaşamayanlar kulübü olarak bir araya gelmişiz. 

Kimimiz kaçıp gitmiş, kimimiz kaçıp gidenin ardından gözü yaşlı kalmış, kimimiz dünya yansa artık umrumda değil der gibi konuşur, haa kimisi ise dur bunu söylememeyim. Tüm olasılıklar içerisinde barınsın.

Konu adaya gelmedi ya diyeceksin ama konumuz hep ada 🙂 

Koh Phangan’a rehabilitasyon adası deniyor. İnsanların bol bol dinlendiği, eğlendiği, envai çeşit spiritüel çalışmalara katıldığı güzel mi güzel bir ada. Güzellik göreceli diyeceksin, ki doğanın her rengi barındıran bir yeri kime güzel gelmez diye soracağım.

Beklenmedik yerlerden beklenmedik güzelliklerin çıktığı, hemen hemen her akşam gün batımında buluşulduğu ve sunset çığlıklarının duyulduğu, doğasının yeşilliği, kuşların sesi fazlasıyla büyüleyici. 

Birgün sunset’i çok sevilen Zen’e gidemeyince, aa Zen ne güzelmiş şimdi duymuşum ve Zer filmi dokunuşu gibi. Neyse hiç olmayacak bir yoldan girdik gün batımı için, birde ne göreceğiz. Ama gün batımını görmeden önce konuşuyoruz kadın erkek ilişkilerini, tabii en başta narsist özellikleri. Haha burada da buldu mu seni bu kelime. Konumuza gelecek olursak da; o öylesine girdiğimiz yoldan, öyle bir gün batımı gördük ki ben hayatımda böyle bir gün batımı görmedim. Karanlık çökene kadar sen devam et ve bizleri büyüle.

Ben hayran kaldım, hatta dedim ki acaba ben de burada ruh sağlığı ile ilgili bir çalışmamı yapsam. Bu şey gibi bir şeydi; hani bir yere gidince hemen ticaretini yapan babalarımız var ya heh öyle bir şey 🙂 Aklım ticarete iyi çalışır ama işimi ticari düşünemedi hiç. Sen anladın ama aradaki bağlantıyı 🙂 Ee bir yandanda eleştiriyordum insanların rahatlamak için oradan oraya koşmasını. Sanki iç dünyamıza bakacağız diye bir çeşit kendini uyuşturma yolları gibi geldi, tabii bu bir kişi tarafından yoğun kullanımından bahsediyorum.  Neyse sonra dedim ki; Ebru dön köyüne 🙂

Koh Phangan saha çıktılarına devam edeceğim, kendinle iyi geçin.

Kısaca Ebru veya Saha Psikoloğu.

Yorum Yapın