Dayanıklılığın ve Onarımın Ötesinde: Travma Bilgili Bakış – ICOMEH 2025 | 3. Gün
- Psychologyworld
- 18 Temmuz 2026
- Uncategorized @tr
- 0 Comments
Merhaba sevgili okuyucu,
Ben Ebru.
Psikohaber’e hoş geldin.
Üç gün süren ICOMEH 2025 3. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi’nin üçüncü gününde; travma bilgili yaklaşımların, hiper dijitalleşmenin ve sahadaki ruh sağlığı deneyimlerinin konuşulduğu, kimi zaman mizahın, kimi zaman sessizliğin söz aldığı bir kapanış günündeydik.
KÜRESEL KRİZLER, HİPER DİJİTALLEŞME VE TRAVMA BİLGİLİ YAKLAŞIMLAR
Travma Bilgili Hizmet Sunumu – Prof. Dr. Zeynep Şimşek
“Acıya sessiz kalmamak.” (Sanat travmanın dilidir — Picasso’nun “Guernica” tablosu, savaşın sivil üzerindeki yıkımını anlatır.)
Afet Epidemiyolojisi
EM-DAT verilerine göre afetlerin sıklığı ve etkisi yıllar içinde belirgin şekilde artmıştır.Küresel ısınma, çevre tahribatı ve sosyoekonomik eşitsizlikler afet riskini artırmaktadır.Afetlerin yalnızca fiziksel değil; ruhsal ve sosyal sonuçları da derindir.Her afet, toplumun en kırılgan kesimlerini (çocuklar, kadınlar, yaşlılar, yoksullar) orantısız biçimde etkiler.
Travmaya Bakış
Travma, sadece “ne yaşadık” değil; “yaşadığımız bize ne yaptı” sorusuyla anlaşılabilir. Travma bilgili hizmet anlayışı, hem bireyi hem de sistemi kapsar. Kurumların, politikaların ve hizmet modellerinin travma farkındalığına sahip olması gerekir. İyileşme, yalnızca bireysel terapiyle değil; dayanışma ve güvenli topluluklarla mümkündür.
Stres Tepkilerinin Kurum/Kuruluşlara ve Hizmet Verenlere Yansıma Biçimi
Travmaya maruz kalmış ya da tanıklık etmiş bireylerle çalışan profesyonellerin tepkileri üç
düzeyde gözlenir:
Kontrolü Yeniden Kazanma Çabası “Bunun olduğuna inanamıyorum.” → yerine “Bunu yaşıyor olman çok üzücü.”
Başa Çıkma ve Dayanma “Çok güçlü, cesur ve direnişçisin.” → yerine “Şu anda sana nasıl destek olabilirim?”
Duygusal Düzenleme “Rahatlamaya çalış.” → yerine “Şimdi nasıl hissediyorsun?”
Travma bilgili yaklaşım, dildeki küçük değişikliklerle büyük bir fark yaratır. İyileştirici dil, hem danışanı hem profesyoneli korur.
Travma Bilgili Yaklaşımın Temel İlkeleri
- Güven: Danışan, kurum ve çalışan arasındaki ilişki güven temelli olmalıdır.
- Güçlendirme: Kişinin kendi kaynaklarını fark etmesi desteklenmelidir.
- Seçim ve Katılım: Hizmet alan birey sürece aktif katılmalıdır.
- Kültürel Duyarlılık: Her travmanın kültürel bağlamı göz önünde bulundurulmalıdır.
- Dayanışma: Travma bilgili kurumlar, sadece bireyleri değil; birbirini de destekleyen profesyonelleri kapsar.
Kapanış
“Her temas bir iz bırakır; iyileştiren, güçlendiren ve yeniden umut veren iz bırakalım.”
Travma bilgili hizmet, bir protokol değil; bir bakış açısıdır. Her temas, yeniden travmatize etmek yerine iyileştirici bir iz bırakabilir.
Memleketimden Ruh Sağlığı Manzaraları – Ferhat Aydın – Bar Psikoloğu
“Yakınsamak” diyor; alakasız iki konunun birleşimi. “Bar muhabbeti tadında psikoloji anlatıyorum,” diyor.
Bar psikoloğu bana göre muhalif olmak; psikoterapinin ve psikolojinin uyuşturan tarafına kafa atmak.
“Anadolu’da ‘Anam avradım olsun’ deriz; Freud buna Oidipus kompleksi derdi.” (Bu örnek, yerel dildeki yemin kalıplarının psikanalitik anlamına bir göndermedir.)
Psiko-felsefe, çocuk psikolojisi, ilişkiler, klişeler, psikiyatri ve mizahı bir arada kullanıyor. “Türkiye; açık hava tımarhanesi,” diyor — mizahın içinden bir toplumsal eleştiri.
“Kaygılı da olsan buradasın. Kaçıngan da olsan buradasın. Öyle ya da böyle ben buradayım.”
Başarı semptomdur. (Başarı, bazen bir savunma biçimidir — derin bir eksikliğin maskesi.)
Notlarım:
- Sosyal medya önemli.
- “Black Mirror yaşıyorum.”
- “Hocanın sözüyle kalmayın.”
- Sanat psikolojiden önde.
- Kolay olmayacak.
- Psikoterapistlik ağır işçilik.
Boşluk: Sürekli bir şey yapmak. (Nasrettin Hoca’nın “karanlıkta değil, aydınlıkta arama” fıkrasına gönderme: bazen kaybettiklerimizi yanlış yerde arıyoruz.)
Psikologlar: Yaralı şifacılar.
Baca temizliği: (Kendi iç dünyasını arındırma, terapistin kendi karanlığıyla yüzleşme metaforu.)
Yaşanmamak gibi yapmamaktır yas. Muhalefet ve dayanışma; güzel insanlar biriktirin.
Bugün 10 Ekim Gar Katliamı’nın yıldönümüydü. Bu sabah, kaybettiklerimizin anısına içimde sessiz bir hüzün taşıdım. Ankara Garı’nın önünde yitirilen hayatlar, bir ülkenin ruh sağlığındaki en derin yaralardan biri olarak kaldı.
Biraz sonra aynı takvim, Dünya Ruh Sağlığı Gününü hatırlattı. “Kaybolan ruh sağlığımızı aradığımızı düşünüyorum.”10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kutlu olsun 🤍
Bu iki özel günü, bu yazıda ve bu ruhla anmak istedim.
Üç günlük kongre bitip kampüsten ayrıldıktan sonra, meslektaşlarımla birlikte ‘Dara Jine – Koma Azad’ şarkısını dinledik.
“Ez Dara Jînê me li nav Rojhilata Navîn — Ben Kadın Ağacıyım, Ortadoğu’nun kalbindeyim.”
“Kadınların sesi, yıkımın ardından yeniden filizlenir.”
Belki de bu, hem yasın hem umudun aynı anda ses bulduğu bir vedaydı.
Tarih: 10 Ekim 2025, Cuma
Yer: Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi
Yazan: Uzman Psikolog Ebru Akkoyun / Saha Psikoloğu – Psikohaber Bülteni