Yüzleşme, Onarım ve Adalet – ICOMEH 2025 | 2. Gün Psikohaber

Merhaba sevgili okuyucu,

Ben Ebru.

Psikohaber’e hoş geldin.

Üç gün süren ICOMEH 2025 2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi’nin ikinci gününde; travmanın, dayanıklılığın ve onarımın bir arada tartışıldığı, kimi zaman sessizliğin bile söz aldığı bir gündü.

Yıkımın içinden doğan umudun ardından bugün, insanın kırılgan dayanıklılığı vardı: kayıpların, öfkenin, adalet arayışının ve yeniden başlamanın hikâyeleri…

KÜRESEL KRİZLERİN PSİKOLOJİK YÜKLERİ:

TRAVMA, KAYIP VE İYİLEŞME SÜREÇLERİ

Kuşaklararası Travmalar: Onarıcı Adalet ve Sosyal İyileşme – Prof. Dr. Ayten Zara 

(Dünya İnsani Dayanışma Derneği – World Human Relief) 

Kaybettiklerimizin anısına…

  • Her şey ilişkiseldir. Yaşadığımız sorunların tek sebebi; bağlanmadır.

Travma; başımıza gelen şey değil, bize ne yaptığıdır.

Judith Herman: Travma bağı koparıyor; iyileşmek için bağ kurmamız lazım.

İlişkiye güvenmek artık çok daha zordur. Başımıza bir travma geldiğinde ilişkiye güvenmek çok zordur.

  • Psişik acı: Travma hatırası; dayanılmaz seslerin, kokuların, görüntülerin ve şiddetli duyguların mekânı olur. 
  • Çok sosyal medya; sürekli bir şeyler seyretmek, çok sosyalleşmek, çok konuşmak (seninle konuşmaz; senle konuşur), çok seyahat eder.
  • Hissettiğimiz hiçbir şeyi hatırlamayız; nesiller arası aktarılır. Asıl travma yaratan bastırdıklarımızdır. Sahada hatırlamalarını sağlıyoruz; hatırlamaları için de güçlendiriyoruz. Hiç konuşulmasa da travma nesiller arası aktarılır. Yası çözümlenmemiş travmalar, bize anlatılmasa da bir acıya dönüşebiliyor. Jung: kopuş, yabancılaşma.
  • Melek–şeytan: Şartlar, sistem, koşullar yozlaştığında bugün çok iyi bir insan yarın katil olabiliyor. İnsanda melek de var, şeytan da. Ekonomik sistem ile suça sürüklenen çocuklar; siyasi sistem, ailenin etkisi. Her birimiz suç işleyebiliriz. İyi insan olma ile doğarız fakat sistem ve şartlar…

İşkenceci okullar: Karşındakini düşmanlaştırarak, ötekileştirerek yapılanlar. 

‘Ötekileştirilerek; insani değer ve duygular yok edilir. İnsanın insana kötülük yapması kolaylaştırılır. Öldürmek ve işkence etmek; bir ulusu ya da azınlığı korumak ve kurtarmak anlamına büründürülür.’

Zimbardo 2007

“Gırtlağının karanlığında, şifresini asla çözemeyeceğin hikâyen yatıyor. Biçimlendirilmiş soluk, dileyiş… insanı insan yapan şey işte orada. Hepimizin ses telleri yaralı.”

Yarasalar (Marcel Beyer) – kitap önerisi.

  • Adaleti ve iyileşmeyi üçüncü kişiler (ruh sağlığı çalışanları) sağlıyor.
  • Barış süreci iki partinin işi değil; halkların işi, birbirlerinden özür dilemeleri lazım. 
  • Hakikat ve adalet komisyonları kurulmalı. Bize anlatılan gerçeklere yeniden bakmak lazım.
  • İnsani tarafı kaybetmemek. İnsani değerler ve etik önemli.

Travma, Kayıp ve Yas 

  • İnsanın insana uyguladığı şiddet karşısında, insanlığımızı koruyan o yer yırtılır. 
  • Ötekiyle kopuşa neden olan bu yırtılma, insanı alt üst eden psişik acıyı doğurur.

Travma Döngüsü

Düşman/Saldırgan Döngüsü 

  • Kendini/grubunu mağdur görme; grup kimliğini artırma 
  • Güvenlik ve adalet ihtiyaçlarının karşılanmaması: utanç, aşağılanma, korku 
  • İyileşme kararı; kötülük öyküsünün gelişmeye başlaması 
  • Düşmanı insan olarak görmeme 
  • Şiddeti kurtarıcı olarak görme 
  • Ortaklarının zararına da olsa ihtiyaçları karşılama 
  • Sosyal ve kültürel baskı 
  • Kendini korumak adına saldırma; adalet yerine öfke ve onuru tamir etme 
  • Olayları yeniden deneyimleme; irrasyonel düşünceler, hatırlatıcılar, kaçınma 
  • İntikam alma, fanatikleşme, adalet isteme

Hayatta Kalan/Mağdur Döngüsü 

  • Travmatik olay/şiddet eylemi 
  • Fiziksel tepkiler 
  • Şok, girme, yaralanma, inkâr, korku 
  • Kayıp algısı, panikleme 
  • Yas ve korkuların taşınması; uykuya, izolasyona sığınma 
  • Öfke, kin, manevi sorgulama, anlam kaybı 
  • Hayatta kalma suçluluğu; utanç ve suçlanma 
  • Öğrenilmiş çaresizlik

Travmada İyileşme Yolculuğu – Travma Döngüsünü Kırma Modeli 

  • Yaralanma: Acı, şok, inkâr 
  • Kayıpları idrak etme – Panikleme 
  • Korku ve kederi bastırma 
  • Matem – Üzüntüyü ifade etme 
  • Kaybı kabullenme – Korkuların adını koyup yüzleşme 
  • “Neden Onlar?” – Düşmanı yeniden insan olarak görme 
  • Teslimiyet – Bağışlamaya karar verme, risk almaya taahhüt etme 
  • Adaleti sağlamak: Tarihi gözden geçirme
  • Çözüm üzerinde anlaşma
  • Ortak plan yapma 
  • Uzlaşma: Suçu kabul etme
  • Özür dileme/dilenmesi

Ek Alıntılar ve Kavramsal Vurgular 

  • Fanatiklik / Püritenlik / Kolektif Histeri / Lucifer Etkisi 
  • “Ötekileştirilen” insanı dışlar ve değersiz görür; bu, insanın insana ihanetidir. 
  • Görünmeyen şiddet, görünür olandan da yıkıcıdır. 
  • Bu süreç, insanın kendi sesini kaybetmesine neden olur.

Doğa Kaynaklı Afet Sonrası Alanda Hizmet Vermek: Risk Faktörleri ve Çözüm Önerileri – Doç. Dr. Sedat IŞIKLI

  • Bilim referanslı yapılan rehberlik. “Rehber duvar gibi sağlam mı hizmet veriyor?” 
  • Yaptığımız iş bir seçim. 
  • Şefkat yorgunluğu, depresyon, madde kullanımı, beslenme bozuklukları. 
  • Bir süre sonra afeti yaşayan kişiden uzak durma, iş arkadaşlarıyla sorun yaşama. Duygusal emek var.

Kategorize Edilemeyen Zorluklar 

  • Afet yaşamış kişilerden belirgin şekilde uzak durmaya çalışma 
  • Yalnızlığından kuşku (mesleki yetersizlik duygusuyla yardım edememe kaygısı) 
  • Güç/enerji kaybı, bitkinlik, gerginlik; aşırı yorgunluk ve can sıkıntısı 
  • İlgilenememeye/dinlememeye dair suçluluk 
  • Konsantrasyon ve dinleme güçlüğü 
  • Kaçınma / kaçınarak davranışlar 
  • Kapsam kaybı • Hizmet verdiği kişilerle söyleyeceklerinden endişe 
  • Duygusal yoksunluk: hizmet verdiği kişilere inanamama 
  • Güvenlik kaygısı: kendinin ve sevdiklerinin güvenliğinden emin olamama 
  • Hizmet verdiği kişilerle süreli biçimde iç içe olmak, tekrarlanan bulunma (“şu bunları artık gibiyim”) 
  • Dayanıklılığın azalması, kırılganlaşma 
  • Yaşamın anlamı ve devamlılığına dair inancın kırılması 
  • İnanç ve değerlerle bağın kopması 
  • Umut etme, güvenme, kendini ve ötekini sevmeye yeteneğin kesintiye uğraması

KÜRESEL SORUNLARA PSİKOLOJİK YAKLAŞIMLAR: DAYANIKLILIK VE MÜDAHALE

Karmakarışık: Değişen Dünyada Psikolojik Danışman Olmak – Prof. Dr. Cem Ali GİZİR

  • İnsan akıl yürütme kapasitesine sahip bir varlıktır. 
  • “Bu mesleğe başlarken ben ne arıyordum? Bugün ben kimim?

İnsan nasıl değişir? 

  • Âşık olarak 
  • Terapiye giderek

Kendi sürecine bakış soruları 

  • “Bu hafta neye sustum?” 
  • “Hangi danışan bende ne gibi bir duygu yarattı?” 
  • “Bu hafta beni zorlayan neydi?”

KARMAKARIŞIK 

  • Gaslighting
  • Duygusal manipülasyon
  • Ghosting (bir anda ortadan kaybolma)
  • Orbiting (hikâyelere bakmaya devam edip hiç konuşmama)
  • Toksik iletişim
  • Mikro aldatma (DM’de gizli flört, eskiyle gereksiz temas)
  • Situationship (ne sevgili ne de arkadaş tanımı)
  • Self-gaslighting
  • Narsisizm
  • Kişisel gelişim
  • Travma
  • Çocukluk travmaları
  • Manosphere

Modern Dünya: İlişkilerde Sık Görülen Problemler 

  • Bağlanma sorunları
  • İletişim eksikliği/sağlıksız iletişim
  • Güvensizlik ve sadakatsizlik
  • Dijitalleşmenin getirdiği problemler
  • Duygusal emeğin tek tarafa yüklenmesi
  • Bireysellik ile birliktelik arasında denge kuramamak
  • Gelecek kaygısı ve değerler uyuşmazlığı
  • Cinsellikte uyum sorunları
  • Manipülasyon, kontrol ve duygusal istismar
  • Zaman ve öncelik sorunları
  • İlişkinin adlandırılamaması (“durum belirsizliği”)
  • Tükenmişlik ve ilişkide sıkılma

Yaşam Neden Hızlı Akıyor? 

  • Hızlı yaşamak?? “Hızlı yaşa, genç öl.” 
  • Türkiye’den bir amca: “Gelmesinler!” 
  • Dünyadan birkaç amca: “Acele etmesinler, yavaşlasınlar!”

Düşünme Soruları

  • “Ben kimim?” sorusu sadece danışana değil, bize de yöneliktir.
  • Başkalarına “Kendini tanıyor musun?” derken, kendimizi ne kadar tanıyoruz?
  • Rollerimizin (uzman, danışman, eğitimci) ötesinde insan olarak varlığımız neyle anlam

buluyor?

  • Sadece bilgi veren değil, ahlaki duruş sergileyen, dürüst, sahici ve tutarlı biri miyiz?

 – Kendimize soru: Bilgimle değil, varoluşumla ilham olabiliyor muyum?

  • Söylediklerimizle yaşadıklarımız arasında ne kadar tutarlıyız?
  • “Kendini sev”, “Kendine şefkat göster” diyoruz. Peki biz kendimize nasıl davranıyoruz?
  • Danışanlara “anlam” arayışında yardımcı olurken, kendi anlam arayışımızı sürdürüyor muyuz; yoksa otomatik pilotta mıyız?
  • İçsel çelişkilerimizi bastırmak mı, yoksa onlarla dürüstçe yüzleşmek mi seçtiğimiz şey?

 – Kendimize soru: Anlattıklarımı, öğrettiklerimi gerçekten yaşıyor muyum; yoksa sadece aktarıyor muyum?

Acıyı Bal Eylemek (Kökleriyle uzlaşan, dallarında yeniden yaşam üreten bir ağaç metaforu.)

Travmanın Sessizliğinden Kolektif Umuda Doğru: Adaletin İyileştirici ve Onarıcı Boyutu –

Prof. Dr. Özlem KARAIRMAK

  • Travmanın kolektif bir yanı vardır; travma sosyal adalet meselesidir. 
  • İyileşme topluluk içinde olmalı. Öfkelenmek zorundayız. 
  • “Kapalı kapılar ardındakileri bildik mi? Aslını öğrendik mi?” (Narin örneği…) 
  • Sistemdeki sorun kolektif çözülür. Her kurum/kuruluş/mülkte travmaya duyarlı sistem olmalı. 
  • Travmayı psikoterapi odasına sıkıştıramayız. Travma her yerde ve her yerde de anlatılmalı. 
  • Budapeşte: 20 bin Yahudi ölümüne terk ediliyor; ayakkabılar kıyıda. 
  • Başka Canımız Yok Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 6 Şubat Kayıp Aileleri Platformu. 
  • Kapanış: “Kadınlar Vardır” şarkısıyla…

Seçmeler

Torino’daki At (F. Nietzsche): acı, çaresizlik ve onarıma dair deneyim metaforu.

Güvenin Sarsılması – Onarıcı Adalet 

  • Güven ihlali olduğunda, topluluk mağdurun hem kendine hem de ötekine duyduğu inancı paylaşamaz; mağduru yalnız bırakır. 
  • Güvenin onarılması, failin sorumluluğu kadar topluluğun sorumluluğunu da içerir. 
  • Topluluk bu kayıp ve ihlallerle yüzleşmeden sağlıklı onarım ve aidiyet zemini kurulamaz. 
  • Topluluk failin eylemlerini susturarak meşrulaştırdığında, adalet ve iyileşmenin önündeki en büyük engel oluşur.

Travmadan İyileşme – Üç Eksen 

  • Şimdide Güvenliği Sağlama: 
  • Gerçekliğin yeniden tesisi
  • Güvenli bağlar
  • Dayanıklılık ve umut 
  • Geçmişi Yeniden Ziyaret Etme: 
  • Yas ve anlam
  • Topluluk desteği
  • Deneyimin tanınması ve kimlik 
  • Adalet: 
  • Gerçeğin ve utancın tanınması
  • Failin sorumluluğu
  • Zararın onarılması ve tekrarın önlenmesi

Odak: Cezalandırma değil; onarım ve gelecekteki zararın önlenmesi. 

Telafi ve Hesap Verebilirlik: Parasal tazminatın ötesinde yapısal mekanizmaların hesaba çekilmesi; kurumsal ve kültürel değişimi sağlayan eylemler.

Seyircilikten Çıkma – Ahlaki Sorumluluk 

  • Tahakkümün sürmesindeki pasif rıza/aktif suç ortaklığı rolünden vazgeçmek. 
  • Seyirciler mağdurları desteklemek için haklı duruş sergilediğinde, tiranın gücü çöker. 
  • Topluluk, korku ve sinizmini yenerek, zarar görenlerle dayanışma içinde hareket etmeli. 
  • Mağdurların adalet vizyonu: Bir kişi zarar gördüğünde onu desteklemek topluluğun birincil sorumluluğudur.

Utanç Kimin? 

  • Travmanın en güçlü duygularından utanç, adaletin sağlanmamasıyla ilişkilidir. 
  • İyileşme, failin değil; hayatta kalanların utancı geri vermesiyle mümkün olur. 
  • Suskunluğu kırmak, doğruları söylemek, bütünlüğe sahip çıkmak iyileştirir.

Kolektif ve Toplumsal Yaklaşımlar 

  • Topluluk üyelerini bir araya getirmek, kolektif iyileşme için zemin hazırlar. 
  • Diyalog ve iş birliği ile topluluk düzeyinde güçlenme ve dayanışma.

Kolektif Sorumluluk: Destekleyici Toplum 

  • Kurban olarak kalmak ile kurtulan olmanın özgürlüğü arasında fark vardır. 
  • Kolektif sorumluluk bilinci, bireysel suçluluk değil; birlikte onarımın ahlaki yükünü taşır.

UMUTLU GELECEK “Giderek daha fazla sayıda mağdur yalnızca acıyla değil, aynı zamanda protestoyla da sesini duyurdukça umutlu bir gelecek inşa edebiliriz.”

Özetle… 

“Bazen gözyaşları bir kefarettir; adalet, yaşantılar, davranışlar haksızlıktan gelmek için bir eylem şeklidir.”

 “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” Nâzım Hikmet Ran

Yeniden Başlamak: Travmadan Umuda – Prof. Dr. Azize Nilgün CANEL

  • Problemim?
  • Problemimle ilişkim nasıl?
  • Travma boşaltma yolu: spor.
  • 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü – travma bilgili hizmet sunumu.
  • İkinci Bahar dizisi – Dünya Ruh Sağlığı Günü teması.
  • Sanat travmanın dilidir. Acıya sessiz kalmamak. Çığlık atamamak.
  • Travmatik olay: belirsizlik, çaresizlik, suçluluk yaratır. 
  • Deprem her an olabilir; fakat afete dönüşmemesi gerekir. 
  • Bağ kurabileceği kurum var mı? Travma bilgili kültür. Travma hukuku.

Bastırılmış travma ve kaybın uzun süre sonra ortaya çıkan etkileri

  • Toplumsal ve bireysel şiddette artış 
  • Tehditler karşısında tepkisizlik 
  • Fırsatlar karşısında tepkisizlik 
  • Toplumsal parçalanma döngüleri (unutulmuş, terk edilmiş hisler) 
  • Sadece tehlikenin sesini duymak ve dost sesleri duymamak 
  • Dünyanın tehlikeli, kaotik ve dayanıksız bir yer olduğu hissi 
  • Kendimizi ve sevdiklerimizi koruyamayacağımıza dair düşünce 
  • Eylemsel olarak daha geri basamağa geçmek (Maslow’da gerileme) 
  • Düşünmek ve eyleme geçmek konusunda isteksizlik, yorgunluk
  • Toplumsal travmaların yarattığı en büyük tehlike: Parçalanma.

Travmanın iki yüzü 

  • Kurban mı? Hayatta kalan mı?

“Travma size olan şey değildir; içinizde olan şeydir.” — Gabor Maté

Evrensel insan oluşun ortak parçası: Acı “İnsan yakın ilişki ihtiyacı ile doğar.” — Melanie

Klein 

  • Acının kaçınılmaz olduğu bu hayatta en büyük desteğimiz ötekidir. 
  • İyileşmek için ötekiler gereklidir. 
  • Varoluşumuzu anlamlı kılan diğerleridir.

Toplumsal İyileşme ve Umut İçin Sorular 

  • Görmezden gelecek miyiz? 
  • Öğrenmiş olacak mıyız? 
  • Almamız gereken dersleri alacak mıyız? 
  • Kendimize şefkatle yaklaşabilecek miyiz? 
  • Birbirimize şefkatle yaklaşabilecek miyiz?

“Ötekine şefkatle yaklaşamayan bir toplum, kendisine de şefkat gösteremez.”

Tarih: 9 Ekim 2025, Perşembe

Yer: Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi

Yazan: Uzman Psikolog Ebru Akkoyun / Saha Psikoloğu – Psikohaber Bülteni

Yorum Yapın